İngilizce en çok Kullanılan PHRASAL VERBS

11.10.2021
İngilizce en çok Kullanılan PHRASAL VERBS
PHRASAL VERBS
add up eklemek, ilave etmek, toplamak
back away geri cekmek, vazgecmek
back down caymak, pes etmek, sozunden donmek
back out caymak, doneklik etmek
back up desteklemek, geri geri gitmek
be carried away goturulmek, kapilmak, akintiya kapilmak
blow out patlama, ufleyip sondurmek
blow up havaya ucurmak, patlak vermek, patlamak
break away sevgiliden ayrilmak, ayrilmak
break down arizalanmak, kontrolu kaybedip birden bire aglamaya baslamak, travma gecirmek
break in alistirmak, kirmak, cokertmek, terbiye etmek, egitmek
break into zorla girmek
break off kirilip ayrilmak, kirilmak, ilisigini kesmek
break out patlak vermek, birden bire baslamak
break through yarip gecmek, dogmak, gorunmek
break up parcalara ayrilmak, iliskiyi bitirmek, bitirmek
bring about beraberinde getirmek, neden olmak, sebep olmak
bring forward one surmek, ileri surmek, nakletmek
bring out yol acmak, neden olmak, uretmek
bring up cocuk buyutmek, yetistirmek, sozetmek
bugger off gitmek, basip gitmek, yaylanmak
call at hastayi yoklamak, ugramak, ziyaret etmek
call back yeniden telefonla aramak, arayan kimseyi geri aramak, caymak
call for -i istemek, gerekli olmak
call in davet etmek, iadesini istemek
call off iptal etmek, vazgecmek
call on istemek, ugramak, ziyaret etmek
call upon davet etmek, talep etmek
call out izinsiz yuksek sesle konusmak, bagirarak soylemek, rica etmek
carry on isi surdurmek, tasimak, devam etmek
carry out yerine getirmek, uygulamak, basarmak
catch on anlamak, tutulmak
catch up senden onde giden birisini yakalamak, ayni seviyeye gelmek
check in giris yapmak, kaydolmak
check out cikis yapmak, muayene / kontrol etmek
cheer up neselendirmek, moralini duzeltmek
clear up aydinlanmak, cozumlemek
come about dogmak
come across karsilasmak, rastgelmek, denk gelmek
come along birlikte gelmek, eslik etmek, gelmek, bulunmak, ilerlemek, gelismek
come around ugramak, dirilmek, canlanmak, ayilmak
come round tutumunu degistirmek, razi olmak
come at saldirmak, ulasmak, ugrasmak
come away ayrilip gelmek, sokulmek
come before huzura cikmak, once gelmek
come by edinmek, kazanmak, elde etmek
come down with nedeniyle hastalanmak, yataga dusmek, yakalanmak
come into mirasa konmak, elde et
come off cikmak, basari kazanmak, dusmek
come out ortaya cikmak, cikmak, gorumek, gozukmek, hapisten cikmak
come to (hesap) tutmak, iyilesmek, ayilmak
come up with ileri surmek, one surmek
come upon karsilasmak
count on guvenmek, bel baglamak
cross out cizmek, karalamak, silmek
cut down azaltmak
do away with -i ortadan kaldirmak, feshetmek
draw back geri almak, geri kalmak
draw up ayarlamak, duzenlemek
drop in habersiz ziyaret etmek, birakmak
drop off indirmek, uyuyakalmak, arabayla birakmak
drop out birakmak, uyelikten ayrilmak, cikmak
fall apart dagilmak, parcalara ayrilmak
fall back upon basvurmak, el atmak, muracaat etmek
fall back on -e basvurmak
fall behind (with) geride kalmak, yetisememek
fall for bitmek, cok begenmek, bayilmak
fall off azalmak, dusmek, dokulmek
fall out kusmek, bozusmak
fall through basarisiz olmak, vazgecilmek
fall to baslamak, girismek
fall upon -e saldirmak, rastlamak
fall on hucum etmek, saldirmak
figure out -i anlamak, -i cozmek
find out kesfetmek, ortaya cikarmak
get across anlatmak, aciklamak, anlasilmak
get along anlasmak, yetmek
get at demek istemek, kastetmek
get away with cezasini gormemek, you can get away with that?
get behind geride kalmak, arkasina gecmek
get by gecin, idare etmek
get down asagi inmek, birisini uzmek
get down to baslamak, girismek
get in girmek, kabul edilmek
get off inmek, yola cikmak
get on binmek, konuya girmek, bir araca binmek
get out defol, cikmak, cikartmak
get over basa cikmak, atlatmak
get rid of basindan savmak
get through basarmak, bitirmek, icinden gecmek
get to baslamak, dalavereyi anlamak
get up ayaga kalkmak, ayaga kaldirmak
give away bagislamak, hediye olarak vermek
give in teslim etmek, teslim olmak
give off cikarmak, kacirmak
give out dagitmak, bildirmek, ilan etmek
give up vazgecmek, birakmak, pes etmek
go after yakalamak icin pesinden gitmek, kovalamak, pesinde olmak
go against aykiri olmak, karsi gelmek
go ahead ilerlemek, devam et
go by gecmek, gecip gitmek
go down with hastalanmak
go for gayret etmek, cabalamak, bulmak
go off gitmek, calmaya baslamak, ates almak
go on devam etmek, surdurmek
go on with -e devam etmek
go over -i tekrar gozden gecirmek
go through goz atmak, kontrol etmek
go up yukselmek
hand down kusaktan kusaga devretmek, karar vermek
hand in el ele, iletmek, teslim etmek
hand out dagitmak, cikmasina yardim etmek
hand over teslim etmek, aktarma
hang up asmak, ertelemek, telefonu kapatmak
hear about -den haberi olmak
hear from haber almak
hear of ogrenmek
hold off defetmek, kacinmak
hold on dayanmak, telefonda bekletmek
hold up yukari kaldirmak, tutmak, desteklemek, gecikme
keep away uzak durmak, uzak tutmak
keep in touch with -ile temasi surdurmek, -ile iliskiyi koparmamak
keep off uzak durmak, bir seyi yapmaktan kacinmak
keep on yapip durmak, -e devam etmek, surdurmek
keep out disinda kalmak, disarida birakmak
keep up devam ettirmek, ayak uydurmak
keep up with -e ayak uydurmak
lay off isten cikarilmak
let down hayal kirikligina ugramak
let off cezadan veya bir vazifeden muaf tutulmak, patlamaya neden olmak
live on yasamaya devam etmek, ..yiyerek yasamak
live off gecimini bir sey ya da isten saglamak
look after cocuga bakmak, bakmak
look back on hatirlamak, animsamak
look down on -i hor gormek
look for aramak, arastirmak
look forward to sabirsizlikla beklemek, can atmak
look in kisa bir ziyarette bulunmak
look into incelemek
look on bakip durmak, seyretmek, birlikte kitap okumak
look out -e dikkat etmek, disari bakmak
look for bulmaya calismak, -i aramak
look over gozden gecirmek, incelemek, kontrol
look round her turlu olanaga basvurmak, dolasmak
look around bakinmak, etrafina bakinmak
look through incelemek
look to basvurmak, bel baglamak
look up gozleri yukari dikmek, sozlukte aramak
look up to bir kisiye hayranlik veya saygi duymak
make for bir yere yonelmek, ona dogru gitmek, mumkun kilmak, sonuclanmak
make out bir seyi anlamak, ayirt etmek, resmi bir belgeye gerekli herseyi yazmak
make up meydana getirmek, barismak, makyaj yapmak
make up for telafi etmek
pass away olmek
pass down nesilden nesle gecmek
pass for olarak gecmek, diye kabul edilmek
pass out bayilmak, kendinden gecmek, bir grup icindeki herkese bir sey dagitmak
pay off borcunun tamamini odemek
pick up devsirmek, hizlanmak, rastgele bulmak, almak
point out belirtmek, aciklamak
pull down birisini uzmek, bir binayi yikmak
pull out cekip cikartmak, uzaklasmak
pull through ciddi bir hastaliktan kurtulmak, iyilesmek
put across bir seyi acik ve net sekilde aciklamak
put aside bir tarafa koymak, kaldirmak, biriktirmek
put down bir seyi yere koymak, oldurmek (hayvan)
put forward bir fikir ortaya koymak
put off ertelemek
put on giyinmek, bir aleti calistirmak, eklemek
put out sondurmek, ilan etmek, duyurmak
put through arama yapmak, telefona baglanmak, basariyla tamamlamak
put up with tahammul etmek
run across rastlamak, beklenmedik bir zamanda sorunla karsilasmak
run after kovalama, yakalamaya calismak
run away kacmak, zor bir durum ile ugrasmaktan kacinmak
run down araba ile birine carpmak, gucunu kaybetmek
run into rastlamak, guclu bir sekilde vumak
run out tukenmek, disari kosmak
run over tasmak, kazara araba ile carpmak
see off yolcu etmek, kapiya kadar gecirmek
see out birseyi sonuna kadar gormek
see to halletmek, ugrasmak, ilgilenmek
send for birisini mesaj yoluyla gorusmeye cagirmak, posta ile siparis talep etmek
send out bir seyin baska insanlara ulasmasini saglamak, uretmek
set aside bir tarafa birakmak, bir kenara koymak
set off yola cikmak
set out -e koyulmak, -e kalkismak, yola cikmak, bir seye niyetlenerek ise koyulmak
set up bir seyi kurmak veya baslatmak
show off hava atmak
show up varmak, gorunmek ortaya cikmak
stand by zor durumdaki birisinin yaninda olmak, onu desteklemek
stand for temsil etmek, bir kelimenin kisaltmasi olmak, dayanmak, tahammul etmek, aday olmak
stand out kolayca gorulebilmek
take after benzemek
take apart parcalara ayrilmak
take away yerinden cikartmak, cikartmak
take back geri almak, geri goturmek, eskiyi hatirlamak
take down parcalara ayrilmak, yazmak
take for bir seyle karistirmak, bir seyi konuyu veya kisiyi bir sekilde algilamak
take in aldatmak, kandirmak, anlamak, elbise daraltmak
take off kiyafetini cikarmak, ucagin yerden havalanmasi, taklit etmek
take on bir isi veya sorumlulugu kabul etmek, ise almak
take out bir seyi bir yerden cikartmak, bir yere biriyle gitmek
take over bir seyin kontrolunu veya sorumlulugunu ele almak
take up bir etkinlige baslamak, belli bir miktar zaman kullanmak veya caba harcamak,
tell apart kisi ya da nesneler arasindaki farklari soylemek
tell off azarlamak
throw up kusmak, terk etmek, reddetmek, uretmek
tough out dayanmak, gogus germek, karsi koymak
try on elbise denemek
try out denemek
turn away kabul etmemek, birinin iceri girmesine izin vermek
turn back ters yone gitmek, geri donmek
turn down reddetmek, bir aletin sesini kismak
turn into baska bir seye donusmek
turn off bir aletin calismasinin durdurmak
turn on bir aletin dugmesine basarak calistirmak
turn out olaylarin ve kisilerin beklenmedik bir hal almasi, bir aleti kapatmak
turn over kontrolu birisine vermek, polise teslim etmek
turn to yardim icin birisine basvurmak
turn up bir seyin hizini, sesini, gucunu arttirmak, varmak
wash away suyun hareketi ile bir seyi yok etmek
watch for beklemek, gozlemek, kollamak
watch out dikkat etmek
wear off yavas yavas azalmak
wear out bir seyi tukenene kadar kullanmak, birisini cok yormak
wind up bitirmek, rahatsiz etmek, sarmak
wipe out tamamen ortadan kaldirmak
work out cozmek (problem), antreman yapmak