Metaverse Tam Olarak Nedir ?

İlk Metaverse Olan Matrix Filmi’dir. Herkesin anlaması için. “meta” Yunancada “sonra, öte” anlamına gelen bir kelime. Meta kelimesi ve İngilizcedeki “universe” kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilen Metaverse de kısaca “evrenötesi” anlamına geliyor. 

Metaverse nedir sorusuna genelde Türkçe tabiriyle sanal evren denir.Biraz daha açıklayınca geleneksel kişisel bilgisayarların yanı sıra sanal ve artırılmış gerçeklik cihazları aracılığıyla kalıcı çevrimiçi 3 boyutlu sanal ortamları destekleyen, İnternet’in varsayımsal bir yinelemesidir şeklinde açıklama gelir. Fakat Y Kuşağı için Metaverse = Matrix. Z kuşağı Matix 1 filmini izlemediyse mutlaka izlemelidir, çünkü yıllar önce Y kuşağı gerçek Metaverse i anladı, öğrendi ve yaladı yuttu.

Metaverse Coinlerin neler olduğunu öğrenmek için yazımızı okuduktan sonra buraya göz atınız.

” Hiç gerçek olduğunu sandığın bir rüya gördün mü? Ya o uykudan hiç uyanmasaydın rüya olduğunu nasıl anlayacaktın? ” (Morpheus)

Her nedense Metaverse her anıldığında aklı Matrix gelir, Matrix bilgisayar tabanlı bir düştür Neo. Matrıx bir sistemdir Neo. Bu evreni ilk 1999 yılında tanıdık, belki de biz 1999 sanırken 2199 du değil mi ? genç nesil muhtemelen izlememiştir Matrix i. Kısaca konusundan bahsedelim; Matrix filminde iyi bir yazılım şirketinde çalışmakta olan Thomas Anderson gece olduğunda Neo adındaki bir program kırmaya çalışarak ve Matrix araştırması yaparak günlerini geçirmektedir. Karakterimiz Neo, matrix filmi içinde gerçek dünyada kalan son insan şehri Zion’u makinelerin saldırısından korumaya çalışıyor.Zira Neo kendi dönüşümünü ve keşfini yaşarken, benzer şekilde Ajan Smith de bir değişim yaşıyor. Seçilmiş kişi Neo insanüstü güçlerini ve hızlarını eşleştiriyor. Film İlk Metaverse Olan Matrix’de geçen evsane türü ile Y kuşağının unutulmazları arasına çoktandır girmişken, bugün internet üzerinden Metaverse arsalarını satılığa çıkaranlar, büyük yatırımlar yaparak Metaverse alanlar muhtemelen Y kuşağının Matrix sevenleridir.

Neden burada olduğunu biliyorum. Ne yaptığını biliyorum. Neden az uyuduğunu… Yalnız yaşadığını ve her gece bilgisayar önünde neden sabahladığını biliyorum. Onu arıyorsun. Biliyorum, çünkü ben de bir zamanlar aynı şeyi arıyordum. Sonra o beni bulduğunda aslında onu değil, bir yanıtı aradığımı söyledi. Bizi harekete geçiren soru bu Neo. Seni buraya getiren de bu soru. Soruyu biliyorsun… Tıpkı benim gibi.

” Bu açıklanamaz, ama hissedersin. Hayatın boyunca dünyayla ilgili bazı şeylerin yanlış olduğunu hissetmişsindir. Ne olduğunu bilmezsin, ama o ordadır; beynine saplanmış bir kıymık parçası gibi? Seni deli eder. ” (Morpheus)

Bu açıklanamaz, ama hissedersin. Hayatın boyunca dünyayla ilgili bazı şeylerin yanlış olduğunu hissetmişsindir. Ne olduğunu bilmezsin, ama o oradadır; beynine saplanmış bir kıymık parçası gibi… Seni deli eder…

“Gerçeği” nasıl tanımlarsın? Eğer, hissedebildiğin koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan “gerçek”, beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır.

Yolu bilmekle, yolda gitmek arasında bir fark vardır.

Dürtülerini inkar etmek bizi insan yapan şeyleri inkar etmektir.

-Kaşığı eğmeyi başa deneme. Bu imkansızdır. Bunun yerine sadece gerçeği anlamaya çalış.Tamam mı?

-Gerçek nedir? -Aslında bir kaşık yok. Eğilen sadece kendinsin.

Bir Cevap Yazın

error: Site İçeriği Korunmaktadır.