Adaletin bir ayağı topaldır, lakin geçte olsa menzile varır ne demek ?

20.02.2022

Adaletin bir ayağı topaldır, lakin geçte olsa menzile varır çok güzel bir cümledir.

Haksızlığa uğrayan bir kimse sabır etmeli, adaletin tecelli edeceğinden şüphe etmemeli. Er yada geç, topal bir insan gibidir çok yavaş gider ama eninde sonunda hedefine ulaşır anlamı taşır bu atasözü.

Atalarımızın bir bildiği gördüğü var ki söylenmiş cümle.

Adalet mülkün temelidir.

Geç gelen adalet değildir gibi cümlelere nispeten geç olsun güç olmasın mahiyetinde bir cümledir.

Adalet; kör ve topaldır, ama gideceği yere er geç ulaşır şeklinde kullanımı da olan bir atasözüdür.

Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır sözü Mirabeau’ ya da atfedilmistir.

Mirabeau Kontu, Honoré Gabriel Riqueti. Ünlü Fransız iktisatçı Mirabeau Markisi Victor Riqueti’nin büyük oğluydu.

Katı bir eğitim gördü.

1767’de orduya girdi ancak disipline karşı çıktığından hapsedildi. Çıktıktan sonra bir süre asteğmen olarak görev yaptı.

Benî İsrâil’den Cüreyc (bir başka rivayette Cüreyc er-Râhib) adında bir kişi dünya işlerinden memnun olmadığı için kendisine bir mâbed (savmaa) inşa eder ve orada ibadete çekilir.

İbadetle meşgul olduğu bir sırada annesi kendisini görmek üzere mâbedine gelir ve oğluna seslenir. O anda namaz kılmakta olan Cüreyc, ibadetini yarıda bırakıp annesine cevap vermesinin doğru olmayacağını düşünerek namazına devam eder.

Annesi oğluna üç defa seslendiği halde cevap alamayınca ona ölmeden önce kötü bir kadının şerrine uğraması bedduasında bulunur.

Daha sonra bir gün Cüreyc mâbedinde iken bir kadın onu yoldan çıkarmak amacıyla gelir ve kendisiyle cinsî ilişkide bulunmasını teklif eder, fakat teklifi reddedilir. Bunun üzerine kadın, mâbedin yanında koyun gütmekte olan bir çobanla ilişki kurar ve ondan hamile kalarak bir oğlan doğurur; çocuğun babasının da Cüreyc olduğunu söyler.

Halk zâhid olarak tanıdığı Cüreyc’le ilgili haberi duyunca ona hakaret eder ve mâbedini yıkar.

Bu iftira üzerine Cüreyc abdest alıp namaz kıldıktan sonra çocuğa, “Baban kim?” diye sorar; çocuk da, “Çobandır” cevabını verir.

Başka bir rivayete göre Cüreyc bir dal alarak beşikteki çocuğa dokundurur ve, “Baban kim?” diye sorar; o da, “Çoban” diye karşılık verir (İbn Hacer, VI, 482). Semerkandî’nin rivayetinde ise Cüreyc kadına, “Ben seninle nerede ilişkide bulundum?” diye sorunca kadın, “Ağacın altında” cevabını verir; Cüreyc ağacın yanına gidip, “Allah için söyle, senin altında bu kadınla ilişki kuran kim?” diye sorar; ağacın her dalı, “Koyun çobanı” cevabını verir (a.g.e., VI, 482).

Bunun üzerine halk Cüreyc’in mâbedini altından yapmak ister, fakat o sadece çamurdan yapılmasına rıza gösterir (Buhârî, “Meẓâlim”, 35, “Enbiyâʾ”, 48, “ʿAmel fi’ṣ-ṣalât”, 7).