Baron De Tott kimdir? Baron de Tott Osmanlıdaki adı?

13.01.2023
Baron De Tott kimdir? Baron de Tott Osmanlıdaki adı?

Baron De Tott kimdir? Baron de Tott Osmanlıdaki adı?

Osmanlı Devletinde ilk kez Batılı anlamda mühendislik eğitimi vermek üzere 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahr-i Hümayun (İmparatorluk Deniz Mühendishanesi), gemi inşaatı ve deniz haritalarının yapılması konusunda uzman personel yetiştiriyordu.

Mustafa döneminde, Fransa’nın İstanbul’daki elçisinin damadı ve Macar soylularından olan Baron de Tott, topçu öğretmen sıfatıyla devlet hizmetine girmiştir.

François Baron de Tott (Macarca: Báró Tóth Ferenc)(d. 17 Ağustos 1733, Chamigny, Fransa – ö. 24 Eylül 1793, Macaristan) Macar kökenli aristokrat bir Fransız subayıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. yüzyılda yaptığı reform hareketlerine olan katkılarıyla hatırlanır.

II. Ferenc Rakoczi ile Türkiye’ye iltica ederek daha sonra Bercsényi hafif süvari tümeniyle Fransa’ya giden ve orada baronluğa yükseltilen bir Macar asilzadesinin oğludur.

17 Ağustos 1733’te Fransa’nın Chamigny köyünde doğdu. Genç yaşta babasının bulunduğu tümene katılarak 1754’te teğmen oldu. Fransa tarafından Osmanlı Devleti nezdine elçi tayin edilen eniştesi Vergennes’in sekreteri sıfatıyla 1755’te İstanbul’a geldi. Aslında Fransız hükümeti tarafından kendisine Türkçe öğrenme, Osmanlı Devleti’nin durumunu inceleme ve özellikle Kırım ile ilgili bilgi toplama görevi verilmişti.

1763’te Paris’e dönen Baron de Tott üç yıl sonra İsviçre’nin Neuchatel bölgesine temsilci tayin edildiyse de kısa bir süre sonra buradan ayrılması istendi.

Kendisine Saint Louis nişanı ve binbaşılık rütbesi verilerek 1767’de Kırım hakkında incelemelerde bulunmak ve Tatarlar’ı Ruslar’a karşı kışkırtmak amacıyla Fransız hükümeti tarafından Kırım Hanlığı’na konsolos olarak gönderildi. Burada bulunduğu sırada 1768’de patlak veren Osmanlı-Rus savaşının çıkmasında önemli rol oynadı. 1769’da Kırım Hanı’nın başlattığı başarılı askerî harekâta gözlemci olarak katıldı. Aynı yıl Kırım’dan ayrılarak tekrar İstanbul’a geldi ve Osmanlı hükümeti tarafından, Çeşme bozgunundan sonra Çanakkale’yi zorlayan Rus donanmasına karşı Boğaz’ı tahkim etmekle görevlendirildi (1770); o da burayı tahkim etti ve Rus amirali Orlov’a karşı savundu.

İstanbul’a döndükten sonra 1771-1776 yılları arasında kısmen Bonneval Paşa’nın (Humbaracı Ahmed Paşa) izinde yürüyerek Osmanlı ordusunda bazı yenilikler gerçekleştirmeye çalıştı. Uzmanı olmamakla birlikte toplar döktürdü, sürat topçuları ocağını kurdu, askerî dubalar yaptırdı, Boğaz’da kaleler inşa ettirdi ve Haliç’te bir hendesehâne açtı.

1777’de Fransız hükümeti tarafından Akdeniz’deki Fransız ticaret merkezlerinin teftişine memur edildi. Asıl görevi ise Fransa hükümeti için Karadeniz, Ege, Suriye ve Mısır kıyı bölgeleriyle Boğazlar hakkında bilgi toplamak, Mısır’ın Fransa tarafından işgali halinde Süveyş dolaylarında gerekli topografik bilgileri elde etmek ve Memlük beyleriyle anlaşma imkânlarını aramaktı.

1777-1778 yıllarında başta İskenderiye, Halep, İzmir, Selânik ve Tunus olmak üzere bütün Akdeniz sahillerini dolaştı ve Süveyş Kanalı’nın açılması konusunda incelemelerde bulundu. 1781’de tümgeneralliğe terfi etti; 1787’de Douai Kalesi kumandanı oldu. 1790’da Fransız İhtilâli’nin yol açtığı karışıklıklar yüzünden önce İsviçre’ye kaçtı, daha sonra Habsburglar’ın kendisini affetmesi üzerine 1793’te Macaristan’a döndü ve 24 Eylül 1793’te burada öldü.

Baron de Tott’un 1778-1784 yılları arasında kaleme aldığı hâtıraları Mémoires du Baron de Tott sur les turcs et les tartares adıyla yayımlanmıştır (Amsterdam 1785). Bunun yanında ayrıca İsviçre ve Kırım’la ilgili hâtıralarını da yazdığı kesin olarak bilinmekteyse de bugün bunların nerede olduğu belli değildir. Macar edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Tekirdağ’da kaleme alınmış Kelemen Mikes’in Mektuplar’ını da Avrupa’ya Baron de Tott’un götürdüğü tahmin edilmektedir. Paloczi Edgár, özellikle hâtıralarından faydalanarak Baron de Tott’un geniş bir hayat hikâyesini yazmıştır.

Baron de Tott daha çok Fransızca olarak kaleme aldığı hâtıratıyla tanınmıştır. Türkiye tarihi hakkında önemli bilgiler ihtiva eden bu eserin ikinci baskısı 1785’te Paris’te, üçüncü baskısı da 1786’da Maestricht’te yapılmıştır. Kısa sürede İngilizce, Almanca ve diğer Batı dillerine çevrilen eser Türkçe’ye yaklaşık iki asır sonra 1975 yılında tercüme edilmiştir.

Kitap dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazar Türkiye’ye geliş sebebini, deniz yoluyla gelirken yolda karşılaştığı olayları ve 21 Mayıs 1755’te İstanbul’a vardıktan sonra ilk intibalarını anlatır. İkinci bölümde 1767’de Kırım’a giderken gördüklerini, Kırım hanı ile birlikte sefere katılışını anlatırken savaş ve Tatarlar hakkında geniş bilgiler verir. Üçüncü bölümde Osmanlı-Rus harbini, III. Mustafa’nın icraatını ve düşüncelerini, Çanakkale Boğazı’nın tahkimi ve askerî ıslahat konusunda bizzat yaptığı işleri, dördüncü bölümde de Akdeniz’e ve Mısır’a yaptığı teftiş gezisini anlatır.

İstanbul’da başarısız bazı devlet adamlarıyla tanışan ve devleti yozlaştıran müesseselerin başıbozuk işleyişlerine tanık olan Baron de Tott eserinde, Türk-İslâm aleyhtarı ön yargısının da etkisiyle kusurlu gördüğü tarafları acı bir dille tenkit etmiştir.

Bu arada XVIII. yüzyılın ilk yarısında başlayan Türk-Fransız yakınlaşmasında Fransız çıkarlarına hizmet etmeyen Cezayirli Gazi Hasan Paşa gibi dürüst ve çalışkan devlet adamlarına da ağır suçlamalar yöneltmekten çekinmemiştir. Baron de Tott’un eseri yayımlandığı tarihte Avrupa’da en çok okunan, Türkler hakkında yazılmış iki kitaptan biriydi. Eser, 1783-1785 yılları arasında Suriye ve Mısır’ı ziyaret eden Volney’in Osmanlı-Rus savaşı üzerine kaleme aldığı Considérations sur la guerre de Turcs et de la Russie (Paris 1788) adlı diğer eserle birlikte, Avrupa’da Türkler hakkında mevcut olan olumsuz düşünceleri yayma hususunda büyük rol oynamıştır. Baron de Tott’un eleştirilerinde yer yer haklı taraflar bulunmakla birlikte, aralarında yaşadığı kişileri aşağı görme, bazan yalan söyleme ve genel olarak hıristiyan taassubuna kapılma eğilimleri yüzünden verdiği bilgilerin birçoğu inandırıcı olmaktan uzak kalmıştır ve bunların ihtiyatla karşılanması gerekir.

Bu sebeple Baron de Tott’un bazı mübalağalı iddiaları, hayal ve yalancılık edebiyatında meşhur olan “Baron Münchausen’in Serüvenleri” masallarına kaynak olmuştur. Nitekim Paris Académie Royale’in muhabir üyesi ve Fransa’nın Türkiye konsolosu olan Charles de Peyssonell, Baron de Tott’un hâtıratını şiddetle tenkit eden, dil yanlışlarını, kasıtlı mübalağalarını ve tahriflerini gösteren bir kitap kaleme almıştır: Lettre… Contenant quelques observations relatives au Mémoires, qui sont parus sous le nom de mr. le Baron de Tott (Amsterdam 1785).