Mimar Muslihiddin kimdir? Mimar Muslihiddin eserleri? Muslihiddin Ne demek?

22.06.2022
Mimar Muslihiddin kimdir? Mimar Muslihiddin eserleri? Muslihiddin Ne demek?

Mimar Muslihiddin kimdir? Mimar Muslihiddin eserleri? Muslihiddin Ne demek?

Günümüzde Uzunköprü ilçesine adını veren ve dünyanın en uzun tarihi taş köprüsü olarak bilinen Ergene Köprüsü, Mimar Müslihiddin‘in en önemli eserleri arasında yer alır. Sultan II. Murat’ın tahtta olduğu dönemlerde ve yine Sultan II.Günümüzde Uzunköprü ilçesine adını veren ve dünyanın en uzun tarihi taş köprüsü olarak bilinen Ergene Köprüsü, Mimar Müslihiddin’in en önemli eserleri arasında yer alır. Sultan II. Murat’ın tahtta olduğu dönemlerde ve yine Sultan II.

Mimar Muslihiddin kimdir? Mimar Muslihiddin eserleri? Muslihiddin Ne demek?

Fatih Sultan Mehmed çizimlerini bizzat kendisinin yaptığı devrin en büyük topunu evvelce Bizans hizmetinde bulunan Urbain isimli bir Macar yahut Ulah mühendisine, döktürmüştü. Bu topun Edirne´de dökülmesinde Mimar Muslihiddin Ağa, Saruca Paşa ve Urbain beraber çalışmışlardır. Bu toplar İstanbul’un fethinde önemli bir rol oynamıştır.

Üç ayda dökülen bu topun büyüklüğü ve çapı hakkında muasır tarihçiler muhtelif bilgiler vermektedirler. Françes; uzunluğu 5,5 metre, dış çevresi 2 metre 74 cm (9 kadem), yarı çapı 92 cm (kutru 3 kadem ) ağırlığı 18 ton kadardır demektedir. Top 544 kg (1200 libre) bazılarına göre de 680 kg (1500 libre) gülleler atıyor, bu gülleler 1,883 km (1 mil) mesafeye kadar giderek 1 metre 83 cm (6 kadem) derinliğinde toprağa gömülüyordu. Topun sesi 24 km ( 13 mil) mesafeden duyulmaktaydı.

Şahî adı verilen bu topların Edirne´de atış denemeleri öncesi, halkın heyecan ve korkuya kapılmamaları için şehre tellallar salınmış çıkacak dehşetli gürültünün sebebi önceden haber verilmişti. Urbain´in döktüğü top ve diğer toplar 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne´den yola çıkarılmış ve ancak iki ay sonra İstanbul önlerine getirilebilmişti.

Büyük topun önünde Kraç Bey kumandasında on bin akıncı süvarisinden mürekkep bir kol gidiyor topu otuz, bazılarına göre elli veya atmış çift öküz müşkülatla çekiyordu.

Fatihin toplarından birisi Kırım Savaşı sırasında Çanakkale´de bulunmaktaydı. İngilizlerin alakasını çeken bu top General Sir John Lafroy´un yoğun girişimleri ve birçok müracaatları sonunda 1868´de Sultan Abdülaziz zamanında İngiltere´ye Kraliçe Victoria adına hediye edilmiş ve Londra kulesinin avlusunda teşhire konulmuştur. Bu gün kraliyet silah Koleksiyonunun bir parçası olan top Portsmouth şehrinde Fort Nelson top sergisinde ziyaret edilmektedir.

2.MEHMED´İN TAHTA BİRİNCİ ÇIKIŞI

II. Murad 1443 yazında Karaman beyi İbrahim´i Anadolu’da yenilgiye uğrattıktan sonra Ekim ayında Edirne´ye döndüğünde János Hunyadi, Macar Kralı Ladislas ve Sırp Despotu Yorgo Brankoviç önderliğinde bir Hristiyan ordusunun Tuna’nın güneyindeki Osmanlı topraklarını istila etmeye başladığı haberini aldı. Aynı dönemde Amasya’dan Şehzade Ali’nin öldüğü haberi geldi.[25][26]İki ağabeyinin erken yaştaki ölümleri sonucu Mehmed tahtın vârisi oldu. Murad Hristiyan ordusunun 25 Aralık’ta İzladi´de durdurulmasının ardından başlayan müzakereler sırasında Mehmed’i Manisa’dan Edirne’ye getirtti. 12 Haziran 1444’te Edirne’de Macarlarla antlaşma yaptıktan bir ay sonra oğlu Mehmed’i Edirne´de Sadrazam Çandarlı Halil Paşa denetiminde “kaymakam” olarak bırakarak Hamidili topraklarını işgal eden Karamanlıların üzerine yürümek üzere Anadolu’ya geçti ve Karamanlılar’la Yenişehir´de bir anlaşma yaptı.Yenişehir’den ayrıldıktan sonra Ağustos ayında Mihaliç’te yeniçeri ağası Hızır Ağa ve diğer beylere tahttan oğlundan yana resmen çekildiğini duyurdu ve ordusu Edirne’ye dönerken kendisi Bursa’da kaldı.

II. Murad´ın 1444 yazında doğuda ve batıda barışı sağladığını düşünerek tahttan çekilmesi Edirne’de bir otorite boşluğu yaratarak devleti buhrana sürükledi. Dış siyasette ihtiyatlı davranmayı tercih eden Sadrazam Çandarlı Halil Paşa ile Mehmed’in etrafında toplanmış olan Şahabeddin, Zağanos, Turahan paşalar arasında rekabet baş gösterdi.Bu rekabet 1444-1453 yılları arasında Osmanlı Devleti’nde yaşanan başlıca politik gelişmelerin belirleyici etmenlerinden biri olmuştur.Ağustos başında Kral Ladislas’ın Osmanlılarla yapılan barışı geçersiz sayarak yeni bir Haçlı Seferine çıkacağını ilan etmesi başkent Edirne´de paniğe yol açtı ve halk şehri terk etmeye başladı. Konstantinopolis’te Rumların himayesinde olan ve Osmanlı tahtında hak iddia eden Orhan Çelebi de bu dönemde Çatalca yakınlarında İnceğiz’e ve Dobruca’ya geçerek bir isyan girişiminde bulundu. Bu girişim Şahabeddin Paşa tarafından önlendi ve Orhan Çelebi Konstantinopolis’e kaçtı. Aynı dönemde başkentte kendini Hurufilik taraftarlarının elçisi olarak tanıtan bir İranlı halktan epey yandaş toplamıştı. Mehmed de İranlının öğretisine ilgi duymuş ve koruması altına almıştı. Ancak Müfti Fahreddin ve Sadrazam Halil Paşa’nın bu duruma tepki göstermesi üzerine Mehmed çok geçmeden desteğini çekmek zorunda kalmış ve sonunda başkentte bir Hurufi katliamı yaşanmıştı. Fahreddin-i Acemi tarafından “kâfir oldukları” gerekçesiyle Hurufiler´in canlarının alınması gerektiği yolunda bir fetva çıkartılması üzerine Hurufiler diri diri yakılarak öldürülür. Bu sırada şehirde çıkan yangında bedesten ile birlikte 7.000 ev kül olmuştu.

Uzunköprü ilçesine adını veren dünyanın en uzun tarihi taş köprüsü olan Ergene Köprüsü ise, Sultan II. Murat´ın emriyle 1427-1443 yılları arasında Mimar Muslihiddin Usta tarafından yapılmış ve 1444 yılında Sultan II. Murat´ın da katıldığı büyük bir törenle açılmış.